Gazze Şeridi'nde yaşayan insanlar, 471 gün aradan sonra sabaha uyandıklarında bombardıman sesleri olmadığını fark ettiler. İsrail ile Hamas arasındaki çatışmalar sona ermiş ve ateşkes ilan edilmişti. Gazze'deki sakin sabah atmosferi, insanlara umut verdi ve normal hayatlarına geri dönmek için bir adım attıklarını hissettirdi. Ancak yıkılan binalar, sokaklarda sürünen enkazlar ve kayıplar hala hatıralarda taze duruyor. 471 gün süren yoğun bombardımanlar, Gazze'deki altyapıyı büyük ölçüde tahrip etmiş ve binlerce insanın evsiz kalmasına neden olmuştu. Ateşkesin sağlanmasıyla birlikte yardım kuruluşları, Gazze'ye insani yardım malzemesi ve sağlık hizmetleri götürmeye başladılar. İnsanlar, bir taraftan yıkılmış evlerini onarmaya çalışırken diğer taraftan da kaybettikleri yakınlarını yas tutuyor. Gazze'de yaşanan bu insani dram, uluslararası camianın dikkatini çekmiş ve barışın acil bir şekilde sağlanması için çağrılarda bulunulmuştu. Gazze'nin kırılgan barış ortamında, insanlar umut ve korku arasında gidip gelmekte; geçmişin acı hatıralarıyla geleceğe dair umutlarını beslemeye çalışmaktalar. Ancak Gazze'de barışın sağlanması ve normal hayatın yeniden tesis edilmesi için daha çok çaba harcanması gerektiği açık bir şekilde görülüyor. Herkes, Gazze'nin yeniden inşası ve insanların yaralarının sarılması için elinden geleni yapma gerekliliğini hissediyor. Umarız ki Gazze, artık barış ve huzur dolu günlerin sürekli olarak yaşandığı bir yer haline gelir ve yaşanan acılar bir daha tekrarlanmaz.